Boys will be boys yani erkekler hep çocuk kalır. Öyle mi hakikaten? Fıtratlarında mı var? Yaradılış meselesi mi? Değil ayol. Yine patriarkanın bir tuzağı.

Bir dönem sosyal medyada dolanan “her kadının bir oğlu olmalı” diye dangalak bir yazı vardı. İçeriğinde de oğulları 30 yaşına gelse de kendi başının çaresine bakamayan, karnını doyurmak ve temiz giyinmek gibi temel ihtiyaçlarında bir kadına (annesine veya karısına) muhtaç olmasının örnekleri sıralanmıştı. Böylece kadına gurur duyabileceği bir sosyal statü bahşedilmiş oluyordu. “Ben olmasam çorabını bile giyemez.” Peki annesi/karısı olmadan terli atletini değiştiremeyen o adam nasıl oluyor da koca şirketleri yönetebiliyordu? Kendi bedenine göz kulak olamazken nasıl oluyor da kısa, orta ve uzun vadeli yatırım planları yapabiliyordu? Yanıtı hepimizin malumu.

Çalışan anne teriminin olduğu bir dilde, evde olup tüm ev işleri ve çocuk bakımıyla ilgilenen anneler çalışmıyor mu sayılır?

Aydınlanma çağında aydınlananların hep soylular olması dikkatinizi çekiyor mu? Günlük işleri hizmetlilerine yaptırabilmenin lüksü dahilinde vakitlerini felsefe okumalarına ayırabilmenin ayrıcalığıyla “aydınlanabilmiş” olabilirler mi mesela? Tam da bu yüzden temel ihtiyaçların büyük oranda görünmez bir emek dahilinde kadınlar tarafından karşılanıyor olması erkeklerin ev dışı dünyada önünü açıyor olabilir mi? “Çalışan anne” deyiminde olduğu gibi, tersinin “çalışmayan” olarak adlandırılması ve ev emeğinin görmezden gelinmesi, kadının emeğinin karşılığı ödenmeksizin çalınması olabilir mi? Olur.

Erkek adam ağlamaz

Kız çocuklar yetiştirilirken oyuncak bebekle, mutfak takımıyla büyütülüp hanım hanım olması beklenirken; ağaçtan ağaca tırmanan, arabalarını birbirine çarpıştıran erkek çocuğuna “çocuk olma hakkı” daha cömertçe sağlanır. (Erkek çocuk üzerinde kurulan “erkek adam ağlamaz” patriarkal baskısı ise bir başka yazının konusu.)

Erkekler çocuk değil. Pekala başlarının çaresine bakabilir ve evdeki bakıma muhtaç çocuk sayısını arttırmak yerine pekala hayat arkadaşlarına omuz olabilirler. Bunun için en temelde erkek çocuklarına da kız çocuklarına öğretilen “yetişkin olma” derslerinin verilmesi gerekiyor. Erkeklere çocukça davranabilmenin sağladığı “eylemlerinden sorumlu olmama” konfor alanı sağlanmadığında emin olun evlilikler daha mutlu ve daha huzurlu sürecek .

Bütün büyümüş erkek çocuklarının şerefine.

Bu yazı ilk olarak 23.10.2017 tarihinde www.necibe.com sitesinde yayınlanmıştır.